Bilgiye Dokunmak

Abdullah Alaboğa
abdullahalaboga@hotmail.com

Yazı, insanların bir nevi kültür aktarı aracı olup, aynı zamanda, geçmiş ile günümüz arasında, âdeta ayna görevi de görmektedir. Öte yandan, insanların unutkanlıklarını giderme yolundada kullandıkları en temel araçtır. Öyle ki atalarımız, "âlim unutur, kalem unutmaz." Demek suretiyle, yazının önemine dikkati çekmişlerdir. O nedenle, öğretmenler anlatacaklarını unutmamak, yine talebelerde, derslerde aldıkları bilgileri, ilerleyen zamanlarda tekrar edebilmek amacı ile notlar almaktadırlar. Aynı yöntem, biz görme engellilerce de son derece geçerli ve gerekli bir yöntemdir. Bizler ise, normal insanlardan(!), bizim tabirimizle gören insanlardan farklı olarak, bu işlemi, 6 noktadan oluşan ve esas itibarı ile kâğıdı ucu çiviye benzer bir kalemle delerek, oluşturduğumuz kabartma yazı ile gerçekleştiririz. Bizler bu yazı sayesinde derslerimizi anlatır, bu yazı yardımı ile öğrencilik hayatımızı kolaylaştırır, bu yazı ile geçmişe gider ve geleceğe dair plânlar yaparız. İçimizi bu yazı desteğiyle kâğıda döker, dileklerimizi, temennilerimizi bu yazı ile dışa yansıtır, düşüncelerimizi bu yazı ile kalıcı kılarız. Hayal dünyamızı bu yöntemle genişletir, ufkumuzu açar, düşüncelerimize yeni boyutlar kazandırırız. Düzenli ve devamlı olarak kullanmayı yeğlediğimiz bu yazı, Bizi bir nebze de olsa ötekileştirmekten kurtarmakta, bizi disipline etmekte, sanatsal faaliyetlere ve başarıya, âdeta koşmamızı sağlamaktadır. Bu yazı bizimde normal insanlar gibi irademizi kuvvetlendirmekte, eleştiride bulunma ve eleştiriyi karşılamaya yönelik, kendimizi geliştirme imkânı yaratmaktadır. Ancak; gün geçtikçe gelişimi ivme kazanan teknoloji, kabartma yazıyı bizden uzaklaştırmakta, yazının genç nesil açısından gereksinimini azaltmakta ve yazıyı ikincilleştirmektedir. Lâkin teknolojik imkânları gözden geçirdiğimiz vakit, daha çok okumaktan ziyade, dinlemeye dayandığını görmekteyiz. Oysaki okumanın ve okuyarak bilgiye ulaşmanın faydası saymakla bitmez. Öncelikle ve en önemlisi, insanlar çoğunlukla dinleyerek değil, okuyarak daha iyi anlar ve okudukları hafızalarında daha kalıcıdır. Aynı zamanda, dinlediğimiz bir şeyi unutma ihtimalimiz epeyce yüksektir ve yeniden dinleme imkânımızda çoğu zaman olmaz. Fakat okuduğumuz ve gerekli gördüğümüz bir satırı yahut sayfayı, belli işaretler koyarak, üzerinden belli bir zamanın geçmesi ile unuttuğumuzu düşündüğümüzde tekrar o yeri kolayca bulur ve okuyarak tekrarlamış oluruz. Ayrıca bolca okumanın, diksiyonumuzun, doğru ve etkili anlatma gücümüzün, insanlarla iletişimimizin de gelişmesine sağlayacağı ciddi katkı kesinlikle unutulmamalıdır. İşte bunları özenle irdelediğimizde, kabartma yazının bizler için hayati bir önem arz ettiğini bir kez daha fark ediyoruz. Diğer taraftan, yazmanında en az okumak kadar öneme sahip olduğunu unutmamak gerek. Misal, hiç bilmediğiniz bir şehirde, bir arkadaşınızın adresini arıyorsunuz. Yolda yürürken, o şehrin yerlisi olduğunu düşündüğünüz birine aradığınız yeri sordunuz, oda size tarif etmeye başladı. Eğer yanınızda kabartma yazı araçlarınız varsa, tarif edileni hemen not alır, okuya okuya gidersiniz. Aksi halde, biraz yürüdükten sonra, kuşkusuz ki, size tarif edenin sözlerinin çoğunu unutursunuz. Buda aradığınız yeri bulmanızı epeyce zorlaştırır. Binaen aleyh Kalem aklın dilidir, diyen Cervantes, yazının hafızamızın gelişmesi ve dinç kalmasında ne denli önemli olduğunu vurgulayarak, hiçbir kimsenin yazmaktan mahrum bırakılmaması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle Braille yazıyı ikincilleştirmek, gelişmesini gölgelemek ve geri plâna itmek, görme engellileri de ötekileştirmek, güncel hayattan soyutlamak, insanlardan kopartılmalarını sağlamakla eşdeğerdir. Bu sebeple âmâlar açısından âdeta devrim niteliği taşıyan, hayatlarına kütüphane, kitap, dergi gibi ruh dinlendirici araçları sokan kabartma yazının gelişimi bizler için ciddi bir gereksinimdir. Bu itibarla, yazının önem kazanması ve kullanımının yaygınlaşması hususunda, her birimiz üzerimize düşen çabayı göstererek, yazmak ile bağımızı koparmamalıyız. Fakat kabartma yazının kullanımı, normal yazıya göre büyük zorluklar ihtiva etmektedir. Örneğin yolda yürürken, arabada seyahat ederken ve masa imkânı bulunmayan nerede ise hiçbir yerde kabartma yazı yazmamız söz konusu değildir. Dolayısıyla, tuşları aynen kabartma daktiloya benzer, bir çeşit tablet bilgisayar boyutunda, geniş hafızası olan bir âletin tasarlanarak görme engellilerin hizmetine sunulması, yazıyı kullanım anlamında işimizi epeyce kolaylaştıracaktır. Tasarlanmasını düşündüğümüz ve önerdiğimiz bu âlet, kabartma daktilo işlevi görmesinin yanı sıra, hem onun kadar gürültü çıkarmayacak, hem de bir bilgisayara aparat vasıtası ile bağlanarak, yine normal bir yazıcı boyutlarında geliştirilmesini her zaman ve zeminde elzem telâkki ettiğimiz kabartma yazıcıdan çıktı alınabilecek, Buda kuşkusuz her birimizin kabartma yazıya özenerek, onu severek ve isteyerek kullanmamızı sağlayacak, günlük hayatımızı da hatırı sayılır ölçüde kolaylaştıracaktır.

Yazı Kategorisi: